Kim Kimdir?� Biyografi Bankas� - FORSNET
Biyografi Bankas� 17.Y�l
Arama T�m Ki�iler Yasal Uyar� Biyografimi Yay�nla Ki�i Ekle Ana Sayfa 
Sitemizde kayıtlı 6179 kişi bulunmaktadır.
Tümünün listesi»

  Kategoriler
Askerler
Basın-Yayın
Bilim-Teknoloji
Bilişim
Devlet-Siyaset
Din
Düşünürler
Edebiyat
Eğitim
Hukuk
İş Dünyası-Ekonomi
Magazin-Eğlence
Moda Dünyası
Organize Suçlar
Özel Başlıklar
Sağlık
Sanat
Spor
Toplum



Geonorm Mühendislik

Göynüklü
Zeytin & Zeytinyağı



  Bir Kişi...
Necla  Arat
Necla Arat

Necla Arat, 5 Ocak 1940'ta İstanbul'da doğdu. Baba adı Ömer, anne adı Emine'dir. Öğretim Üyesi; İstanbul Üniversitesi Edeb...



 

 
Arkadaşına Gönder   Yazdırmaya uygun sayfa

Theodor Wiesengrund Adorno (1903 - 1969)

Theodor Wiesengrund Adorno (1903 - 1969)

Toplumbilim, ruhbilim ve müzikbilim alanlarında çalışmış, Frankfurt Okulu'nun "eleştirel kuramı”nın felsefi mimarlarından olan Alman düşünür Adorno, 11 Eylül 1903 yılında Almanya’da doğdu. Sonraları tüm felsefece görüşlerine damgasını vuracak olan Kant'ın “Arı Usun Eleştirisi” adlı kitabını toplum eleştirmeni ve sinema kuramcısı Siegfried Kracauer'le birlikte I. Dünya Savaşı'nın bitmesine yakın her cumartesi öğleden sonraları okumaya başladı. Kracauer'in rehberliği Adorno'ya, bu kitabın yalnızca bir bilgikuramı kitabı olmadığını, aynı zamanda tinin tarihsel konumunun da okunabileceği kodlanmış bir metin olduğunu düşündürttü. Annesinin ve kız kardeşinin etkileriyle müziğe karşı beslediği ilgiyi beste yapmaya dek vardıran düşünür, II. Dünya Savaşı yıllarını ise California'da sürgünde geçirdi.

Adorno, 1924'te Johann Wolfgang Goethe Üniversitesi'nde Edmund Husserl üzerine yazdığı tezi tamamlayarak felsefe doktoru derecesini aldı. Bir yıl sonra Alban Berg ile kompozisyon çalışmak ve Arnold Schoenberg etrafında toplanmış müzisyenlere, bestecilere katılmak için Viyana'ya gitti. Viyana gezisinin Adorno üzerindeki etkisi çok kalıcı oldu; "yeni müziğin" hem önde gelen bir savunucusu oldu, hem de felsefece biçemi Schoenberg ile Berg'in "atonal" kompozisyon tekniklerinin izlerini hep taşıyacak hale geldi.

Frankfurt'taki çalışmalarına dönen Adarno, Kierkegaard: Konstruktion des Asthelischen (Kierkegaard: Estetik Olanın Kuruluşu, 1933) adlı kitabıyla doçentlik sınavını verdi. Bu güç kitapta üç konu daha bir öne çıkmaktadır: 1) Kierkegaard'da, öznellik kavramında olduğu gibi, varoluşsal öğeleri soyut kategorilere dönüştürmek yoluyla varoluşçuluğun somutlaşma arzusunun açığa çıkarılarak eleştirilmesi; 2) şeyleşmiş toplumsal dünyanın yani kişilerin üzerinde baskı kuran öznelliğin savlarına kayıtsız kalan kurumlar dünyasının bir okuması; 3) tanrıbilimsel düşüncelerin tarihsel ve maddi somutlaştırılmasının sağlanması girişimi.

Adorno, Hitler Almanyası'ndan 1934'te kaçarak Oxford'a Merton College'a geldi. Burada geçirdiği üç buçuk yıl içinde o zamanlar arkadaşı Max Horkheimer'in yönetimindeki Institut für Sozialforschung'un (Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü) dergisine makaleler yazdı; daha sonra 1956'da yayımlanacak Husserl üzerine bir kitap hazırladı. II. Dünya Savaşı yıllarını ABD'de geçiren düşünür bu sıralarda Horkheimer ile ortaklaşa Dialektik der Aufklarung (Aydınlanmanın Diyalektiği, 1947) adlı kitabı yazdı.

Savaş sona erince Enstitü'yü yeniden kurmak için Frankfurt'a dönen Adorno izleyen yirmi yıl içinde müzik, edebiyat eleştirisi, toplumsal kuram ve felsefe üzerine çığır açıcı pek çok kitap ve makale yazdı. Örneğin, 1957 tarihli "Sociology and Empirical Research" (Toplumbilim ve Deneysel Araştırma) adlı makalesi artık, 1960'larda Almanya'yı kasıp kavuran "olguculuk tartışması"nın başlatıcısı sayılmaktadır. Adorno'nun iki önemli felsefe kitabı da bu dönemde yazılmıştır: Negative Dialektik (Olumsuzlayıcı Diyalektik, 1966) ile Asthetische Theorie (Estetik Kuram, 1970).

Adorno'nun felsefesi, içinde yaşadığı toplumsal dünya anlayışına gösterdiği bir tepki olarak okunabilir. O, ileri Batı toplumlarının Marx'ın çözümlediği kapitalist üretim ilişkileriyle kurulmuş olduğundan asla kuşku duymamış, özellikle de Marx'ın meta fetişizmi ile kullanım değerinin değişim değerince baskı altına alındığı konusundaki görüşlerine tümüyle katılmıştır. Adorno, ayrıca iktisadı biçimlendiren düzeneklerin aynısının sonuçta kültürel etkinlikleri de belirdiği düşüncesini de benimsedi. Sermayenin, iktisadı ussallaştırmasının doğal sonucu tahakküm ve yoksulluk (kabaca söylenirse "adaletsizlik") olurken, kültürün ussallaştırılmasının sonucu yabancılaşma ve anlamsızlık (kabaca söylenirse "yoksayıcılık") olmaktadır.

Avrupa'da faşizmin yükselmesinin ve işçi hareketlerinin çözülmesinin ardında yatan -ve daha sonraları Yahudi Soykırımı ile doruğuna ulaşan- nedenlere karşılık Adorno, modern dünyanın toplumsal ve iktisadi örgüsüne sinmiş gerçekten kayda değer ilerici eğilimlerin varlığından kuşku duymaya başladı. Hatta modern toplumların ussallaştırılması tasarısının tamamlanmış olmaktan uzak olduğuna ve dolayısıyla içgüdüsel olarak ilerici toplumsal oluşumların gelişmeci kesimleri de içinde olmak Üzere Marx'ın tarih kuramının da egemen kapitalist üretimininkine benzer ussallaştırma yapıları talep ettiğine inanmaya başladı. Adorno'ya göre modernliğin en köklü ikilemlerinin kökeninde usun ve ussallaştırmanın bu yapıları varsa, modernliğin bunalımı temelde "usun bunalımı" demektir. Her şeyden önce gerekli olan da usun eleştirilerek tedavi edilmesidir.

Adorno'nun modern usun bunalımının merkezinde yöntemin, çözümlemenin, sınıflandırmanın, evrenselliğin ve mantıksal dizgeliliğin her şeyden önce geldiği modern bilimsel usçuluğun olduğuna inancı tamdır. Adorno, nesnelerden kökten bir biçimde bağımsız tanımlanan usun dağıldığını, bozulduğunu ileri sürer.

“Aydınlanmanın Diyaletkiği”nde Adorno, ussallığın soy kütüğünü çıkarmayı amaçlar. Aydınlanma, insanın korkularının ve umutlarının bulaştığı doğal dünyaya, söylenlere karşıdır. Usun söylenden üstünlüğü varsayımı, böylelikle, usun insanbiçimci yansıtımlarından kurtuluşu haline gelir. Us dünyayı öznel izdüşümlerden çok nesnel bir biçimde resmeder. Adorno, bu abartılı us tablosunu hem biçim hem de içerik bakımından çelişkili bulur. Ona göre söylen de us da insanlığın kendisini söylensel güçlerden kurtararak gereksinimlerini karşılamak ve tutkularını doyurmak için doğal dünya üzerinde denetim kurma savaşımı sonucu ortaya çıkmıştır. Demek ki, aydınlanmış usun özerkliği varsayımı için gerekli biçimsel nitelikler, gerçekte insanın doğayla savaşımı içinde insanın soy kütüğü üzerinde temellenmektedir. Aydınlanmış us nesnel değildir; doğayı denetim altında tutmak isteyen insanın tutkularının hizmetindedir. Böylesi bir us insanın ayakta kalma güdüsünün somutlaşmasıyla, dolayısıyla ancak kendisi bir araç oldukça anlam kazanır.

Adorno'nun felsefece duruşu ya da etkinliği, kendisini açıkça sanatsal modernliğin eylemlerine ve yazgısına bağlar; bu nedenle de iç tutarlığı eksiksizdir. Adorno, felsefenin foyasını ortaya çıkarmak ister; usçuluğu ve anlama yetisini, bunların "özdeşi olmayan ötekisiyle" temellendirmek ister.

6 Ağustos 1969’da ölen Adorno'nun diğer önemli yapıtları arasında Arnold Schoenberg'in atonal müziğini müzikal modernizmin en üst noktası olarak savunduğu Philosophie der neuen Musik (Yeni Müziğin Felsefesi, 1949); somut, bireysel deneyimin modern, burjuva toplumundaki yok oluşuna ilişkin düşüncelerini yansıtan yüz elli üç çarpıcı aforizmadan oluşan MinimaMoralia (1951); Husserl'e ilişkin, görüngübilimin kaçınılmaz soyutluğu ya da aradığı somutluğu yitirmeye yazgılı oluşu üzerinde duran ve "yoğun" bir okuma sonucu ortaya çıkan Zur Metakritik der Erkennistheorie. Studien über Husserl und die phanomenologischen Antonomien (Bilgikuramının Üsteleştirisi: Husserl ile Görüngübilimsel Çatışkılar Üstüne incelemeler, 1956); Hegel üzerine denemelerden oluşan Drei Studien zu Hegel (Hegel Üstüne Üç Çalışma, 1963) ile Heidegger'in varoluşçuluğunu soyut ve tarihdışı olarak yorumladığı Jargon der Eigentlichkeit (Sahicilik Jargonu, 1964) sayılabilir.


Kaynaklar
Felsefe Sözlüğü - Bilim ve Sanat Yayınları



Twitter sayfamız için tıklayınız.

YASAL UYARI: Kim Kimdir? tescilli bir markadır ve Web Sitesi 5846 sayılı fikir ve sanat eserleri kanununa uygun yayın yapmaktadır. www.kimkimdir.gen.tr adresinde yayınlanan yazılı, görüntülü içeriklerin ve fotoğrafların sahibi olan FORSNET'in Yazılı izini olmadan bilgi ve belgelerin tamamının kopyalanması, çoğaltılması ve izinsiz olarak başka sitelerde ve yerlerde kullanılması yasaktır. Alıntı olarak kısmi kullanımlarda her hangi bir sakınca yoktur.




Haberler
..::.. Yenilikler ..::..
Asker Biyografileri Yenilendi....Tıklayınız
Dizi Oyuncularının biyografileri sitemizde... Tıklayınız
Rektör biyografiler listesi için... Tıklayınız
Biyografi Arama için... Tıklayınız
Kurtlar Vadisi Dizisi oyuncuları için... Tıklayınız
Avrupa Yakası Dizisi oyuncuları için... Tıklayınız



 

..:: En çok ziyaret edilenler ::..

»Doğum Tarihi
11 Eylül 1903
»Ölüm Tarihi
6 Ağustos 1969
»Doğduğu Ülke
Almanya
»Kategorileri
Düşünürler / Felsefeciler


  Yeni Eklenenler
Bedri Koraman
Prof. Dr. Ekrem Pa...
Oktay Saral
Enise Ahmed Mahluf
Sefa Kalya
İsmail Yüksektepe
Balamir Gündoğdu
Ebubekir Şahin
Orhan Yegin
Serdar Ömeroğulları

  Tanıdınız mı?
Tanıdınız mı?
Ali Fethi Okyar
Kemalettin Gökdaş
Mustafa Güzelgöz
Savaş Barutçu

Osmanlı Web Sitesi -- tıklayınız
Atatürk Bilgi Bankası -- tıklayınız
Çanakkale Savaşları 1915 -- tıklayınız


  Bugün Doğanlar
Robin Williams
Buhârî
Ernest Hemingway
Murat Çetinkaya
Metin Yılmaz
Mustafa Hamarat

  Bugün Ölenler
Cemal Paşa
Hulki Saner
Kadri Özer


Kişiler Arama Görüşler Telif Hakları Kişi ekle E-posta Ana Sayfa
Copyright © 1998 - 2018 FORSNET
Bu site bir FORSNET yapımıdır - Bütün hakları saklıdır ©FORSNET